BEBEK & ÇOCUK GİYİMLERİNE GENEL BİR BAKIŞ  

Yapılan araştırmalarda bebeğin giyiminin büyümesi, gelişmesi ve psikolojisi üzerinde önemli etkileri olduğu görülmüştür. Rahat, her şeyden önce ergonomik, temiz ve zevkli giydirilmiş bir çocuğun kendine olan güven duygusu artmakta, daha mutlu ve neşeli olmaktadır. Bu nedenle bebeklerin giysi modelleri, kumaşları, aksesuarları ve kalıpları büyük önem taşımaktadır. Kalıp ölçüleri, bebeğin bedenine uygun olmalı ve fiziksel olarak rahatsızlık vermemelidir. Bebeklere alışveriş merkezlerinde giysiyi denetmek çok zor, sıkıntılı ve sağlıksız bir işlemdir. Ancak bebeklerin giysileri alınmadan önce deneme şansları yoktur. Bu durum, aileleri bebeklerinin giysilerini yaş veya boya göre satın almak zorunda bırakmaktadır. Bu nedenle giysi ölçülerinin; bebek giysilerinde daha özenli bir şekilde saptanması gerekmektedir.

GİRİŞ

Tıbbi olarak 0-12 ay arasındaki çocuklar bebek olarak tanımlanmakta ve giysilerine de bebek giysisi denmektedir. 0-24 ay arasındaki çocukların istek ve şikayetlerini tam olarak dile getirememeleri nedeniyle giyim konforu konusundaki hislerini de sözcüklerle ifade etme şansları yoktur. Dolayısıyla 0-24 ay arasındaki çocuklara da bebek demek yanlış olmayacaktır. Yapılan araştırmalarda bebeğin giyiminin; büyümesi, gelişmesi ve psikolojisi üzerinde önemli etkileri olduğu görülmüştür. Rahat, temiz ve zevkli giydirilmiş bir çocuğun kendine olan güven duygusu artmakta, daha mutlu ve neşeli olmaktadır.

Bebeklerin giyimlerinden %100 ebeveynler sorumludurlar. Bebeğin giyimi, sağlığı ve konforu açısından büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda giyim, sosyal statüyü yansıtan önemli faktörlerden birisidir. Bebek giysisini, yetişkin giysisinden ayıran en önemli özelliği, işlevselliğinin ön planda olmasıdır. Bebeğin giysisi her şeyden önce onu sıcaktan ve soğuktan korumalıdır.

Bebek giysilerinin seçiminde birçok kritere dikkat etmek gerekmektedir. Bebekler, rahatsızlık duydukları her durumu ağlama şeklinde ifade ettiklerinden bu rahatsızlıkları çözümlemek ve önceden tedbir almak ebeveynlere düşen önemli görevlerdendir. Bu nedenle bebeğin hareket ve beden yapısına uygun giysinin seçimi  çok önemlidir. Bu çalışmada giysi modelinden kaynaklanabilecek sorunları gidermek için bebek giysi çeşitleri araştırılmış ve bebeklerin aylara göre giymesi uygun görülen bebek giysi modelleri önerilmiştir. 

BİLGİLENDİRMENİN AMACI

Bebek giyimi, bebeğin sağlıklı gelişimi için beslenmeden sonra en önemli unsurlardan biridir. Giysi içinde rahat olmayan çocuğun huzurlu olması da beklenemez. Giysinin rahat, ergonomik ve fiziksel koşullara uygun yapıda olması gerekmektedir. Bebek, giysisi içinde kendini çok konforlu hissetmelidir. Terleyip üşümemelidir. Konforun yanında giysi materyallerinin yapıları da büyük önem taşımaktadır. Giysi üretimlerinde bebeğe zarar verebilecek hiçbir malzeme kullanılmamalıdır. Aksesuar ve temel materyalin kesinlikle sağlık koşullarına uygun üretilmesi gerekmektedir. Özellikle tenle temas halinde olan giysilerin sağlıklı ve doğal malzemelerden uygun ölçülerde üretilmiş olması gerekmektedir.

Bebeklerin kendilerini şikayetleri doğrultusunda ifade etme şansları yoktur. Bu nedenle ebeveynler, bilinçlenerek çocuklarına en uygun giysiyi seçmede yanılmak istememektedirler.

BEBEKLERİN BEDENSEL GELİŞİMLERİ

İnsan, yaşamının en hızlı bedensel gelişimini bebeklik döneminde yaşamaktadır. Bebek giysi tasarımında, boyutsal değişime uygun giysiler üretebilmek için bebeklerin beden gelişimlerinin titizlikle incelenmesi ve doğru tespit edilmesi gerekmektedir [1].

Doğumdan sonra bedensel gelişme (büyüme); süt çocukluğu (bebeklik), çocukluk ve ergenlik olmak üzere başlıca üç döneme ayrılmaktadır.

Süt çocukluğu, döneminin ilk 6 ayında büyüme, anne karnında geçen gelişme döneminin büyüme hormonundan bağımsız hızlı büyümesinin bir devamıdır. İlk 2 yaşta büyümeyi etkileyen en önemli faktör beslenmedir. Doğumdan sonraki ilk yılda uzunlamasına büyüme ve ağırlık artışı anne karnındaki yaşam kadar olmamakla beraber hızlıdır. Boydaki en hızlı artış ilk aylarda görülmektedir. Altıncı aydan sonra büyüme hızı süratle düşmeye başlamaktadır ve 2 yaşında çocukluk dönemindeki sabit hıza ulaşmaktadır. İlk yaşta yağ da depolandığından çocuk 1 yaşında doğum ağırlığının üç katına ulaşmaktadır [2].

Pediatride normal dağılımı gösteren ölçüm değerleri, yaygın olarak persantil eğrileri şeklinde gösterilmektedir. Persantil değerler, en doğru olarak izlemeli yöntem ile elde edilmiş ölçümlerden hesaplanmakta ve zaman eğrileri (yaşa göre kg veya cm olarak) ile hız eğrileri (zaman birimine göre artış) olarak belirtilmektedir. Çeşitli yaşlardaki ortanca değer 50. persantil değerine, alttan ¼.değer, 25. persantile eşdeğerdir [3].

Sağlıklı çocukların boy uzunlukları ilk 6-12 aydan başlayarak genetik yapılarına özgü persantil değerlerine yaklaşmakta ve 2-3 yaşlarında çocuğun kendi genetik özelliğini yansıtan persantil değere ulaşmaktadır

Bebek Giysilerinde Beden Numaraları:

Aynı ülke içinde bulunan firmaların ölçülerinde bile farklılıklar bulunurken, bir ülkenin beden ölçülerini diğerine uydurmak oldukça güçtür. Bu durum uluslar arası pazarlarda, farklı coğrafi bölge, genetik özellik, etnik ve kültürel yapıya bağlı olarak beden ölçülerinde bir karmaşa yaşanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle tüketicilerin çoğunluğu, beden numaralarına uygun giysileri denemeden satın almamaktadırlar. Oysa bebeklere alışveriş merkezlerinde giysiyi denetmek çok zor, sıkıntılı ve sağlıksız bir işlemdir. Dolayısıyla bebeklerin giysileri alınmadan önce deneme şansları yoktur. Bu nedenle aileler, bebek giysilerini yaşa veya boya göre satın almaktadırlar. Bu durum, giysi ölçülerinin, bebek giysilerinde daha özenli bir şekilde saptanmasını gerektirmektedir.

Büyümede boy, diğer ölçülerden daha hızlı artan bir boyut olduğundan bebek ölçü sisteminde boy ölçüsü temel alınmaktadır. Aynı zamanda ağırlık da dikkate alınmalıdır. Çünkü temel genişlik ölçülerinin boy ve kiloyla birleştirilerek hesaplanması kuramsal olarak mümkündür. Bebek ve çocuk giysisi satıcıları, anne ve babaların çocuklarının boyunu ve kilosunu çoğu zaman hatırlamadıklarını, sadece yaşlarını tam olarak bildiklerini ortaya koymuşlardır. Ancak çocuğun yaşı, onun beden ölçüsünün bir göstergesi değildir. Tabi ki yaş boyla ilgilidir; ancak bu iki boyut arasındaki geniş çeşitlemeler bu veriyi güvenilir olmaktan uzaklaştırmaktadır [4].

Hazır giyim endüstrisinde çocuk giysi bedenleri daha çok boy uzunluğundan hareketle gruplandırılmaktadır. Örneğin; 86 beden olan bir giysinin, boyu 86 cm olan çocuğa uygun gelmesi gerekmektedir. 0-2 yaş arasındaki çocukların ortalama boy uzunlukları, uluslar arası yapılan araştırmalara göre 48-92 cm arasında, beden çevreleri ise 40-

52 cm arasında değişmektedir. Normal zamanında yeni doğan bebek boyu ortalama 50 cm olduğundan; yeni doğan bedeni de 50 olmaktadır. Normal doğan bebek giysilerinin en azından ilk üç ay giydirilebilmesi için genellikle ilk giysiler 56 beden olarak satın alınmaktadır. Bedenler,

6cm’lik boy artışlarından oluşmaktadır.

Bebek Giysilerinin Ergonomik Açıdan Değerlendirilmesi

Ergonomide bebek giysilerinin boyutsal olarak vücuda uygunluğu çok önemlidir. Giysi ne büyük, ne de küçük olmalıdır. Özellikle yürüme çağındaki bebekler, giysileri büyük ve geniş olduğunda sürekli düşme tehlikesi yaşamaktadırlar. Giysi küçük ve dar olduğunda da benzer sorunlar yaşayan bebeklerin aynı zamanda kemiklerinde deformasyon ve büyümelerinde gerilik olabilmektedir. Daha önceki aylarda bu durum daha da kötü sonuçlara yol açabilmektedir.

Bebeklerin ellerini sık sık ağızlarına götürmeleri nedeniyle kol boyu bilekte son bulmalı ve bebeğin elini kapatmamalıdır. Tulum üzerine giydirilen patikler, yeterli bollukta ve yumuşak olmalıdır. Bağcıklı patik giydirildiğinde ise bağcıklar, aşırı sıkı bağlanmamalıdır. Yine aynı şekilde lastikli çorap ve patiklerin lastikleri çok sıkı olmamalıdır. Aksi halde bebeğin kan dolaşımı etkilenebilmektedir.

Bebeklerin sık sık bezlerinin değiştirilmesi nedeniyle giysilerinin giyilip çıkarılmasında sıkıntı verebilecek durumlar ortadan kaldırılmalıdır. Bebekler, özellikle ilk altı ay ayaklı tulum giymektedirler. Bunlar üst ve alt olmak üzere iki parçadan oluşabileceği gibi tek parçadan olanları da vardır. Bunların ayrı ayrı avantaj ve dezavantajları vardır. Özellikle ilk altı ay tek parça tulumlar tercih edilmelidir. Günün büyük bir bölümünü yatarak geçiren bebekler, iki parçalı giysi içinde beldeki lastikten dolayı rahatsızlık yaşayabilmektedirler. Mutlaka iki parçalı tulum giydirilecekse lastiğinin yumuşak, gevşek ve ince olmasına dikkat edilmelidir.

Patikli tulumların arka bilek kısımlarında yarım lastik kullanımıyla tulumun patik kısmının ayağa oturuşu tam olarak sağlanabilmektedir. Patikli olan pijama ve tulumların boyları tam olmalıdır.

Geniş yaka oyuntusuna sahip fanila ve tulum-fanilaların boyun ve omuz açıklıkları, bazen gereğinden fazla açılmaktadır. Bu durum bebek bluzları veya pijama üstleri içinde geçerlidir. Üst giysilerin yakalarında ribana kullanımı bu sorunu ortadan kaldırmaktadır. Ancak kullanılan ribananın belli bir esnekliğe sahip olması gerekmektedir. Bu giysilerin yakalarının her iki omuzu zarf şeklinde çalışıldığında da hem kafadan kolaylıkla geçmekte, hem de giyildiğinde yakada fazla bir açıklık kalmamaktadır. Ancak burada da zarf şeklinde üst üste binen parçaların ebatları çok önemlidir. Omuzlardan birine çıt çıt yapılması da giysinin kafadan rahat geçmesini sağlayan bir başka çözümdür.

Bebekler iki yaşında giyinme alışkanlığını edinmeye başlamaktadırlar. İç çamaşırı, normal giysi ve dış giysiyi sırası ile giyinmeyi öğrenmektedirler. Bu nedenle çocuğu zorlamayacak ve tehlike unsuru oluşturmayacak büyük düğmeli, yapışkan bantlı, tokalı, yumuşak aksesuarlı, kolay giyilip çıkarılabilen giysiler seçilmelidir

BEBEK GİYSİLERİNDE KULLANILAN KUMAŞLARIN ÖZELLİKLERİ

Giysinin ana malzemesi kumaştır. Hem üretici hem de tüketici açısından kumaş seçimi çok önemlidir. Bebek kumaşları, modaya uygunluğunun yanı sıra mevsime ve bebeklerin hassas cildine yeterli konforu sağlayacak nitelikte olmalıdır. Dolayısıyla kullanılan hammadde ve kumaş dokusu çok önemlidir.

Tasarlanacak bir giyside kullanılacak tekstil yüzeyinin; dokusu, tuşesi, deseni, lif özellikleri, renk haslığı ve benzeri özellikleri tasarımı doğrudan etkileyen unsurlardandır. Tasarlanan giysinin geliştirilmesi ve üretimi malzemenin özelliklerine paralel değişiklik göstermektedir. Kumaş ile birlikte kullanılan, astar, çıtçıt, aplike kumaş gibi yan ürünler de giysiye ve giysinin kumaşına uyum sağlayacak şekilde seçilmelidir. Örneğin, iç giyim tasarımında metal materyallerden çok plastik olanlar tercih edilmelidir. Her şeyden önemlisi seçilen malzeme ve materyalin cildi tahriş etmeyecek, ekolojik özelliklere sahip ürünler olmasına dikkat edilmelidir.

Bebeğin iç çamaşırları, yumuşak, suyu/nemi kolaylıkla emebilen, kaynatmaya (90-100 dereceye) dayanıklı, ütülenebilen özellikte olmalıdır. Kullanılan kumaşların tuşeleri yumuşak olmalıdır. Bebeklik ve çocukluk dönemlerinde giydirilen kumaşların kesinlikle esnek yapıda olmaları gerekmektedir.

BEBEK GİYSİ MODELLERİ

Bebek giysi modellerini seçerken öncelikle rahat ve kullanışlı olmasına dikkat edilmeli ve moda ikinci plana atılmalıdır. Bebek büyüdükçe hareketlerini kısıtlamayan, rahat giysiler seçilmelidir. İlk aylarda genellikle boydan tulum giyen bebeklerin altı ay sonunda giyebilecekleri giysi çeşitleri artmaktadır. Boydan elbiseler, ikili takımlar, pijamalar, pantolonlar, bahçıvan pantolonlar, şortlar, t- shirtler,...vs. giydirilebilmektedir. Yazın güneşten koruyan şapkalar, kışın ise rüzgar geçirmeyen şapkalar kullanılmalıdır. İlk altı ay grubunda olduğu gibi kışlık giysilerde soğuk ve rüzgar geçirmeyen içi pamuklu anoraklar tercih edilmelidir. Rahat giyilebilen, ayrıntısız, az çıtçıtlı gömlekler, belden lastikli pantolonlar, yumuşak çoraplar ve zarf yakalı fanilalar kullanılmalıdır [7].

Bir-iki yaşındaki çocukların giysilik kumaşları, bebekliğe oranla daha çeşitli renkli ve değişik konstrüksiyona sahip olabilmektedir. Ancak bu dönem çocuğun en hareketli olduğu dönem olduğundan giysinin rahat ve hareketleri kısıtlamayacak özellikte olması ön planda tutulmalıdır.

Çeşitli aplike, süsleme ve kumaş türleriyle beraber çok çeşitli tulumlar üretmek mümkündür. Hemen hemen hepsi %100 pamuklu kumaşlardan üretilmektedir. Örneğin süpremden üretilmiş, sade modelli bir tulum, bebeğin gece giysisi olabilmektedir.

Tulum çeşitleri, mevsimlere göre ve bebeğin yaşına göre aşağıdaki gibi 4 grupta sınıflandırılabilmektedir:

Kollu tulum:

Kollu tulum, doğrudan iç çamaşırı üzerine giydirilebilen tulumlardır. Kollu tulumların çıtçıt veya düğmeleri genellikle ön ortadan ağa kadar veya iç bacak ve ağ kısmındadır. Kapatma yerlerinini ağ-iç bacak arasında olması, bebeklerin altlarının değiştirilmesinde kolaylık sağlamaktadır. Ancak çıtçıtların aralıkları ve üst üste binme payları uygun ölçülerde olmalıdır. Aksi halde kapatıldığında dahi aradaki boşlukların gerilimle açılması sağlıklı değildir.

Kolsuz tulum:

Kolsuz tulumlar, genellikle bluz üzerine giydirilen tulumlardır. Dolayısıyla bebeğin altı değiştirilirken tulum çıkarıldığında üşüme tehlikesini ortadan kaldırmaktadır. Kolsuz tulumların çıtçıt veya düğmeleri genellikle omuzlarda yapılmaktadır. Böylece bebekler, gerek elleriyle gerekse ağızlarıyla düğme veya çıtçıta ulaşamamaktadırlar.

Patikli tulum:

Özellikle ilk 6 aya kadar patikli tulumlar tercih edilmektedir. Dolayısıyla ayrıca çorap giydirmeye gerek kalmamaktadır. Mevsim ve ortam sıcaklığına bağlı olarak üzerine sadece çorap veya patik giydirilmesi yeterli olmaktadır.

Patiksiz tulum:

Patiksiz tulumlar ise daha çok altıncı aydan sonra tercih edilmektedir. Bu aylarda bebeğin emekleme dönemine girmesi nedeniyle bebeğe çorap ve yumuşak ayakkabı giydirmek uygundur.

Tulum-Fanila:

Piyasada body olarak bilinen tulum-fanila, bebeğin hareketlenmeye başlamasıyla çok tercih edilen bir giysi çeşitidir. Nedeni ise ağa kadar uzaması, ağ kısmında    çıtçıtla kapatılması; dolayısıyla bedenle bütünleşmesidir. Bu nedenle 6. aydan sonra en çok tercih edilmesi gereken giysi çeşitidir. Bu giysi bebeğin hareketi ile belinin açılmasını, dolayısıyla üşümesini engellemektedir.

Fanila:

Fanilaları uzun ve kısa kollu diye iki gruba ayırmak mümkündür.

Uzun kollu fanila: Uzun kollu fanilalar, kumaş ve model özelliklerine göre iç çamaşırı veya bluz olarak adlandırılmaktadır.

Kısa kollu fanila:

Kısa kollu fanilalar da, kumaş ve model özelliklerine göre t-shirt veya iç çamaşırı olarak adlandırılmaktadır.

Zıbın:

Özellikle ilk 3 ayda giydirilen anvelop şeklinde olan ve doğrudan çıplak deri üzerine giydirilen ve genellikle süpremden dikilen bir giysi çeşitidir. Tulumun altına, bebeğin üşümesini engellemek amacıyla giydirilmektedir. Kaynamaya dayanıklı ve oda ısısında sıcak tutmayan pamuklu zıbınlar tercih edilmelidir. Bebek, iyi ısıtılamayan bir ortamda yaşıyorsa uzun kollu ve daha kalın zıbınlar tercih edilmelidir [8].

Pantolon:

Pantolonları patikli-patiksiz ve bahçıvan pantolon şeklinde üçe ayırmak mümkündür.

Patikli pantolon: Patikli pantolonlar, ilk aylarda tercih edilmektedir. Bu pantolonlar, ayakkabı giymeye başlayıncaya kadar giydirilebilmektedir.

Patiksiz pantolon: Altıncı aydan sonra tercih edilen pantolonlardır. Bazılarının bilek kısımlarına genellikle ribana dikilmekte olup paçanın yukarı toplanması engellenmiş olmaktadır.

Bahçıvan pantolon:

Genellikle altıncı aydan sonra tercih edilen pantolon olup askıları nedeniyle boyu ayarlanabilmektedir. Aynı zamanda pantolonun belden aşağı düşmesi söz konusu değildir. Bu aylarda bebeğin çok hızlı büyümesi ve bahçıvan pantolonda askıların ayarlanabilir olması, giysiyi kullanışlı hale getirmektedir. Yumuşak, örgü kumaştan yapılmış bahçıvan pantolonlar, bebeklere ilk aylardan itibaren giydirilebilmektedir. Ancak denim gibi sert kumaşlardan yapılmış pantolonların iki yaşına kadar tercih edilmemesi önerilmektedir

Bluz:

Bluz, ilk aydan itibaren kullanılabilmektedir. Tulum içine veya tek olarak giydirilebilmektedir. 6-8 Aydan sonra bebeklerin giysileri daha çok iki parçalı tasarlanmaktadır. Bebeklerin bu yaşlarda anne sütünün yanında başka gıdaları almaları ve kendi kendilerine yemeye çalışmaları nedeniyle üstleri daha çabuk kirlenmektedir. Böylece giysilerin sadece kirlenen parçaları değiştirilmektedir. Dolayısıyla bluz-pantolon ikilisinin kullanımı artmaktadır.

Uzun kollu bluz:

Mevsim özelliğine bağlı olarak çeşitli örme kumaşlardan bluz yapmak mümkündür. Bu bluzların işlevselliğini yine kullanılan malzeme cinsleri belirlemektedir. Örneğin; süpremden yapılmış uzun kollu bir bluz, baharlık bir üst giysi olabileceği gibi pijama üstü de olabilmektedir.

Kısa kollu bluz:

Kısa kollu bluzlar, daha çok yaz mevsiminde tercih edilen t-shirtlerdir.

Ceket:

Ceketler kapşonlu ve kapşonsuz olmak üzere ikiye ayrılmaktadır:

Kapşonlu Ceket:

Genellikle kış aylarında tercih edilen bu giysinin, içi elyaflı, iç astarı pamuklu, dış kumaşı ise su itici özellikte bir kumaştan yapılmaktadır. Kapşon çevresi kordonla büzülerek başa geçirilmektedir.

Kapşonsuz Ceket:

Özellikle bahar aylarında tercih edilen kapşonsuz ceket, tek kat elyaftan veya hacimli kumaştan yapılabilmektedir.

Dış Tulum:

Özellikle ilk aylarda bebeğe giydirilen, iç kısmı elyaflı, astarı pamuklu ve dış kumaşı genellikle PES-Pamuk karışımlı olan kışlık dış giysidir. Kapşonlu olup hem vücudun üst kısmını hem de bacaklarını sıcak tutması nedeniyle soğuk havalar için ideal bir giysidir. Yeni doğan için üretilen dış tulumlar, genellikle patikli ve kapşonlu olup bebeğin vücudu tek parça giysi ile soğuktan korunmuş olmaktadır.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Beden ölçülendirme sistemleri, ülkeler arasında farklılık gösterdiği gibi aynı ülke içindeki firmalar arasında da farklılık göstermektedir. Bu konuda kesin bir standardizasyonun olmaması özellikle bebek giysilerinin seçiminde sıkıntı yaratmaktadır.

Bazı firmaların bedenlerini sadece yaşa göre ayırması daha da çok sorun yaratmaktadır. Oysa bebek giysileri boya göre bedenlere ayrılmalıdır. Bu nedenle bebeğin yaşından ziyade boy ölçüsünün bilinmesi daha önemlidir. Bebek giysileri, esnek malzemelerden üretildiği için boy ölçüsü uygun seçildiğinde enine olan ölçülerde büyük bir sorun yaşanmamaktadır.

Bebek giysilerinde kullanılan kumaş hammaddeleri genellikle pamuklu, yünlü ve sentetik olup kullanım yerine ve mevsimsel ısıya bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Bebek giysilerinde en çok kullanılan hammadde, pamuk olup yünlü kumaşlar bazı dış giysilerde kullanılmaktadır. Sentetik kumaşlar, sağlık açısından pek tercih edilmemektedir. Ancak sünnet gibi özel günlerde kısa süreli de olsa tercih edilebilmektedir.

Küçük olması nedeniyle zaten şirin görünen bebek giysileri, kullanılan farklı renklerdeki kumaşlar yardımıyla daha da güzel görünmektedir. Giysiyi rahat ve konforlu yapan özellikler; kumaşı, aksesuarları ve kalıbıdır. Bu detaylar, bebeğe kesinlikle rahatsızlık hissi vermemeli, tehlike ve hastalık oluşumuna yol açmamalıdır. Bebek giysilerinin üretiminde kullanılan, kumaştan düğmeye kadar her malzeme sağlık koşullarına uygun olmalıdır. Bu malzemelerin üretimlerinde sağlığı tehdit eden kimyasal maddeler kesinlikle kullanılmamalıdır.

Bebek giysi modelleri, bebeğin rahatı ve konforu için yaşına ve gelişimlerine uygun bir şekilde seçilmelidir.